noun · verb
English to Turkish Dictionary

poles Meaning in Turkish (poles Türkçe anlamı)

noundirekler, destek veya işaret olarak kullanılan, genellikle ahşap, metal veya başka malzemeden yapılmış uzun
verbBir şeyi bir direkle itmek veya ilerletmek
direkler in English:poles
Quick Answer • Özet

poles kelimesinin Türkçe anlamı: direkler, destek veya işaret olarak kullanılan, genellikle ahşap, metal veya başka malzemeden yapılmış uzun, ince çubuklar. (Genellikle destek veya işaret olarak kullanılan, uzun ve ince ahşap, metal veya başka malzemeden yapılmış parçalar.)

Definitions of Poles

  1. 1
    noun
    destek veya işaret olarak kullanılan, genellikle ahşap, metal veya başka malzemeden yapılmış uzun, ince çubuklar.

    Long, slender pieces of wood, metal, or other material, often used for support or as markers.

    Genellikle destek veya işaret olarak kullanılan, uzun ve ince ahşap, metal veya başka malzemeden yapılmış parçalar.

  2. 2
    noun
    Bir eksenin, bir mıknatısın veya Dünya gibi bir kürenin iki zıt ucu.

    The two opposite ends of an axis, a magnet, or a sphere such as the Earth.

    Bir eksenin, bir mıknatısın veya Dünya gibi bir kürenin iki zıt ucu.

  3. 3
    verb
    Bir şeyi bir direkle itmek veya ilerletmek.

    To propel or push something with a pole.

    Bir şeyi bir direkle itmek veya ilerletmek.

Example Sentences

casual

“The electricity poles were damaged in the storm.”

Elektrik direkleri fırtınada hasar gördü.

formal

“The Earth has a North Pole and a South Pole.”

Dünya'nın bir Kuzey Kutbu ve bir Güney Kutbu vardır.

casual

“He poles the boat across the shallow water.”

Sığ suda tekneyi direkle ilerletiyor.

Synonyms (Eş Anlamlılar)

In English:

Inflected Word Forms

past tensepoled
present participlepoling
nounpole
nounpolarity
adjectivepolar

Phrases & Idiomatic Expressions

poles apartidiom

Completely different; having nothing in common.

North Polecollocation

The northernmost point on the Earth's axis.

South Polecollocation

The southernmost point on the Earth's axis.