noun · verb
English to Turkish Dictionary

bronze Meaning in Turkish (bronze Türkçe anlamı)

nounbronz, bronz rengi
verbbronzlaştırmak
bronz in English:bronze
Phonetic:brons
Quick Answer • Özet

bronze kelimesinin Türkçe anlamı: bronz, bronz rengi, bronzlaştırmak. (Bakır ve kalayın sarımsı kahverengi alaşımı; heykeller, çanlar ve diğer nesneler için kullanılır.)

Definitions of Bronze

  1. 1
    noun
    bronz

    Bronze is a yellowish-brown alloy of copper and tin, used for statues, bells, and other artifacts.

    Bakır ve kalayın sarımsı kahverengi alaşımı; heykeller, çanlar ve diğer nesneler için kullanılır.

  2. 2
    noun
    bronz rengi

    Bronze also refers to a reddish-brown color or a medal awarded for third place in a competition.

    Kırmızımsı kahverengi bir renk veya bir yarışmada üçüncü olan kişiye verilen madalya.

  3. 3
    verb
    bronzlaştırmak

    To bronze something means to make it look like bronze, often by coating it with a bronze-colored substance.

    Bir şeyi bronz gibi göstermek, genellikle bronz renkli bir maddeyle kaplayarak.

Example Sentences

“The ancient statue was cast in bronze.”

Antik heykel bronzdan dökülmüştü.

“She won a bronze medal in the swimming competition.”

Yüzme yarışmasında bronz madalya kazandı.

“The artist decided to bronze the small sculpture.”

Sanatçı küçük heykeli bronzlaştırmaya karar verdi.

Synonyms (Eş Anlamlılar)

In English:

copper alloybrownish-red

Inflected Word Forms

present participlebronzing
adjectivebronzed

Phrases & Idiomatic Expressions

Bronze Ageexpression

A prehistoric period characterized by the use of bronze, before the Iron Age.

bronze medalcollocation

A medal awarded to the competitor who finishes in third place.